“ Bu konu bilgelik gerektirir .Anlayabilen ,canavara ait sayıyı hesaplasın.Çünkü sayı bir insanı simgeliyor.Onun sayısı , altı yüz altmış altıdır. “
Vahiy 13 :18
Hıristiyan dünyasında bu ayetin etkisiyle 666 şeytanın sayısı olarak düşünülür.Ancak bu sadece bir yanılgıdır .Yuhannanın vahyinde şeytanın yenik düşen ejderha olduğu canavarınsa onun tarafından güç verilmiş yardımcısı niteliği taşıdığı net biçimde anlatılır.Tanrının krallığı gökyüzünden yere inmesinden ,yani mesih’in geri dönüşünden hemen sonra ortaya çıkan bu gizemli yaratık , Hıristiyanlara göre Mesih in düşmanıdır.Aynı kavram İslam dünyasında Meh dinin gelmesinden önce insanları kandıran Deccal olarak karşımıza çıkar.
Bu tip anlatıların asıl kökeni Zerdüşt dininde ayrılığın temsilcisi ahura mazda’nın amansız düşmanı ahmira ilişkisidir.İyilikle kötülüğün savaşı.
Bu sayı ile ilgili çağlar boyunca gerek kabalalacılar gerekse teologlar sürekli teoriler üret – mişlerdir.Hepsindeki ortak amaç gerçeği gizleme endişesidir.
Peki nedir bu 666 ?
Yahudi ve Hıristiyanların düşman oldukları nereler varsa onlara baktığımız zaman 666 sırrı çözülür.
Tufan sonrası kurulmuş olan ilk büyük uygarlık diyebileceğimiz Sümerler sayı sayma ve hesap yapma ile ilgili olarak atmışlı (sexagesimal) olarak adlandırılan bir sistem kullanırlar. Nasıl bizim sistemimiz 10 tabanını ve orta Amerika uygarlıkları sayı sisteminde 20 rakamı nı kullanıyorsa Sümerlilerde 60 lı sitemi kullanmışlardır.Neden kullandıklarını bilmemekteyiz.
Ünlü araştırmacı Sitchin , Sümer matematiğinin temelinde Nibiru/Marduk yörünge periyo- du olan 3600 ün yer aldığını söyler.Bu konuda başka fikir yürütmekten öteye gidemeyiz.
Sümer matematiğinin ve altmışlı sitemin ne zaman doğduğunu bilmesekte bu sistemin sim gelerle ifade edilmeye başlamasının İ.Ö 3200 sonrasında başladığı bilinir.Altmış tabanını te- mel alan matematiğin izlerine İ.Ö dördüncü bin yılın sonlarından itibaren rastlanır.
Altmışlı sistem kullanmak , sürekli altmışın katlarını kullanarak hesap yapmaktır.Onlu sis temin kolaylığına alışan bizler için 60 gibi garip bir rakamı yerleştirmek şaşırtıcı gelsede gün- lük yaşamda Sümer mirası yoğun kullanılır , saatler,dakikalar,saniyeler,yay ve açı ölçüleri, denizcilerin rota hesaplamaları 60 lık sisteme dayanmaktadır.
Sümer ülkesinde altmışlık sayı sistemine özel şekiller verilmiş ve bu matematikte kolaylık sağlamasından dolayı çevre bölgelerde dahil üçbin yıl kullanılmıştır.
Onuncu gezegen günümüz hesaplarına göre 3661 yıl olan periyodu , mezapotamya mate-matiğinde 3600 sayısına yuvarlanmış ve buna şar denmiştir.Şar mezapotamya matematiğinde başlangıçta bir daire olan ve yavaş yavaş bozulan bir imle betimlenen bir şekildir.Bu im aynı zamanda bütün, bütünlük, kozmos (gök-yer-yıkım) anlamına gelir.
Sümer mitolojisinde gök tanrı An ikamet yeri geçiş gezegeni anlamına gelen niburu kozmo gonideki sahip olduğu çok özel değerli yeri matematiktede elde edecektir.Bin yıl sonra sami babil uygarlığı onuncu gezegene en büyük tanrısı ilan ettiği Marduk’un ismini verir.Dolayısıy la onuncu gezegenin geçiş süresi olarak simgeleşen 3600 sayısı babilde Şar olarak kullanılır.
Diğer taraftan Musa nın tüm mitlerini aldığı Kral Sargon ‘da adını buradan alır ,Sharru-Kin yani adil kral.
Babilli tarihçi Berossus , efsane kabul edilen ve uzun yaşam süreleriyle kabul edilen hü- kümdarların listesinde yönetim süresini yıl olarak değil şar olarak verir.Yani 10 şar tahtta otur muş bir kral 10 x 3600 = 3600 yıl hüküm sürmüştür.Bu hesaba göre tufandan önceki kralların toplam iktidar süreleri 432.000 yıl yani 120 şar dır.
Bu ilginç 432.000 rakamı tüm antik uygarlıklarda karşımıza çıkar, Hindu felsefesine göre içinde bulunduğumuz son çağ yani Kaliyuga 432.000 yıl sürecektir.Kuzey mitolojisinin Edda larındaysa Odin’in göksel savaş salonunun 540 kapısı vardır ve bu kapıların her birinden 800 savaşcı çıkar , böylece savaş anında 432.000 simgesel savaşcı çıkar.Sıtchin aynı gizemli raka mı mezapotamyadan alındığı bilinen Genesiste olduğunu söyler ve problemin çeviri hatasın – dan kaynaklandığını söyler.Ona göre çeviride gelecek zaman değil geçmiş zaman kipi olmalı- dır.Bu nedenle doğru çeviri , Zaman yüz yirmi yıl idi olmalıdır.Genesisteki bu ayet aslında bil diğimiz güneş yılı değil tufan öncesinde 120 Şar yani 432.000 yıl geçtiğini vurgular.Tıpkı Be rossus un kitabında olduğu gibi.
Nibiru/Marduk yakın geçişleriyle dünyada ve güneş sisteminde neler yaşandığını düşününce gezegenin yıkım-yaratım ile düşünülmesi şaşırtıcı gelmez.Mezapotamya sayı sistemi içerinde yörünge geçiş süresinin 3600 e yuvarlanması matematiksel bir hata veya sadeleştirme değildir
Asıl amaç yörünge geçiş sürelerini kitlelere sunarken hassas ve doğru bilginin astronom rahip lerinde kalması ve onların ayrıcalıklı hale gelmesidir.Zaman süreci içerisinde astronom rahip- lerinin yerini din rahipleri alarak aynı gelenek devam etmiştir.Halka yaratılış hikayeleri ve mit ve Şar hesabında olduğu gibi yuvarlatılmış rakamlar verilir.Gerçek bilgi ökült halinde gizlenir
Sistem içerisinde rahip ekolününün devamını sağlayacak ve zekası ile öne çıkan çocuklar kü çük yaşlarda seçilir ve inisiye edilir. Halk kitleleri kralın tanrılarca onanmış bir iktidara sahip olduğu yolunda bir dini yaşatmak ve geliştirmek ve gerçek bilginin saklanması için gerçek bil gi daima simgelerle yoğrulmuş ve şifrelenmiştir.Aynı süreç içerisinde bilim adamları olan astronomlar din adamına dönüşürler ve din ile bilim şizofrence birbirinden ayrılır.Evrendeki devinim ve olguları inceleyerek yüksek bilgi birikimine sahip olma amacı güden bilim, aslın da net olarak kelimesi kelimesine tanrıyla bağlantıya geçmenin tek yoluydu.Ne var ki Marks’ ın dediği gibi tarih sınıf savaşlarının tarihi oldukça , bilim ve din de bu zorunlu ayrışmayı yaşa maya yazgılı görüyorum.Nibiru geçiş gezegeniyle ilgili en hassas ölçüm olan 3660 yıl, 11 ay 20 günlük periyodu ziguratlarda ölçüm yapan rahipler biliyordu.
En büyük tanrı , göklerin efendisi tanrısal gezegen nibiruda ikamet eden ve çogunlukla gö- rülmeyen An rakamsal olarak en üst değerdir.
Rakamsal Değer____Tanrı
60_________________An
50_________________Enlil
40_________________Enki
30_________________Nanna
20_________________Utu
10_________________İşkur
An insanlarla ilişki kurmayan ve gözle görülmeyen tanrı iken diğer tanrılar dünyevi tanrılardır.
İsadan önce 7.yy tarihlerinde Asurbanipal kütüphanesinde bulunmuş ve orjinali şuan İngiltere British Museumda bulunan ve J.Bottero tarafından çevrilen bir tablette ,
Rakamsal Değer____Tanrı
60 yada 1___________A-num
50_________________En-lil
40_________________E-a (Enki)
30_________________Sin (Nanna)
20_________________Şamaş (Utu)
10_________________Adad (İşkur)
Önceki versiyonla arasındaki fark isimlerin Akaçta olmasının dışında İşkur’a verilen değe- rin 10 değil 6 olmasıdır. (önyüz) , arka yüzde ise
Rakamsal Değer____Tanrı
10 ________________Bel Marduk
15________________İştar be-lit ili
50_________________Nin-urta mar
12_________________U-gur
10_________________Gibil ve Nusku
Arka kısımda bazı değişiklikler dikkat çeker , En-lil e ait 50 sayısı oğlu Ninurta da görülür diğer taraftan 10 rakamının iki ortağı Gibil ve Nusku mezapotamyada yaygın olarak tanınan A teş tanrısıdır.Nusku ,Absunun çocuğu Enki ile aynı özellikleri taşıyan tanrıların danışmanı sı- fatı ile anılır.
Babil astronomları okültizm ile çok önemli bilgileri gizledikleri için günümüz bilim adam- ları fena halde yanıltan göksel çözümlemeler ortaya çıkar.Enlil in 50 sayısını elde eden mar – duk aynı zamanda Jüpiterin hükmedisi olma sıfatını kazanır.Yörünge süresi 3661 olan ve geri dönme süresi uzun olduğu için Nibiru yerine ikame ettirmişlerdir.Bu tür ikameler orta ameri- kada Tezcatlipoca ve mısırda seth in yerine zaman zaman büyük ayı’nın ikamesinde görünür. Bilim adamları bunu kasıtlı olarak veya bilmeden Nibiru , jupiterdir dedikleri görülür.
An enbüyük tanrıdır ve rakamı hem en yüksek sayı olan 60 hemde 1 dir.Yani tek ve en güç lüdür hemde 3600 dür yani şar dır, kraldır.Bu üç temel rakam Nibiru yörünge süresi olan 3661 bileşenleridir.3661 detaylı incelendiği zaman Sümer sayı sistemine rahatça ulaşılır ,
60 tane 60
1 tane 60
1 tane 1
3661
Burada anahtar sayı bir dir ve hem 60 a hemde bire Geş denir.Yörünge geçiş süresine tam uyan bir sayı sistemi olduğunu açıkça söyleyebiliriz.Mezapotamya matematiğinde her sayı za mana yayılan simgelerle ifade edilmişlerdir.Zaman içinde sitilize bir hal almıştır.Babilli mate matikçiler her türlü rakamı yazabilir ve simgelerle sembolize edebilirler.Akıllara gelebilecek soru babillilerin sıfırı geç öğrendiğidir ; babilliler sıfırın yerine küçük bir boşluk bırakarak sı fır olarak kullanmışlardır.semboller çivi şeklindedir.Babilliler mayalar gibi sıfırı bulmuş olsa idiler çok daha kolaylık olacağı kesindir ama bu sisteme alışmışlardır.
Semboller ile 3661 yazılması 3 tane yan yana çivi şeklinde simgedir.Simgeler ile her türlü rakam gerek ondalık gerekse ondalık olmayanlar yazılabilir.
Peki yuhannanın bahsinde geçen 666 numaralı canavar ile basamakların cilvesinden başka bir şey olabilirmi. ?
Bunun cevabı oldukça basittir , İbranilerin babil sürgününde öğrendikleri ve Essene mezhe bi ve roma döneminde seküler bir din haline getirilen Hıristiyanlık tüm bu soruların cevabını verir.47 yıllık babil sürgününde yahuda’ya taşınan çok önemli kavramlar olmuştur.Babil tan rısı marduk ‘un göklerde yeniden kral olacağı zaman ve Perslerden alınan iyilik ve kötülük savaşları.Her ne kadar şifreli anlatımlarda marduk un göksel bir olgu olduğu bilinsede geri dönüş olayı Yahudi peygamberlerin hoşuna gitmedi ve marduk düşman ilan edildi ve marduk u simgeleyen her şey uğursuz olarak ad edildi.Gizlenen bu bilgilere Essene mezhebi sarıldı. Marduk un 60 hanede , aynı rakamın üç kez kullanıldığını biliyorlardı geriye üçüncü ve son rakamı bulmak kalıyordu, mezapotamya geleneğinde rahip inisiyasyon sisteminin temsilcisi işkur un rakamı 6 olabilirdi.Essene hareketinin çıktığı dönemde İbrani sayı siteminde basa- mak kullanımı yoktur dolayısıyla yan yana yazılan üç rakamın aynı işareti taşımakla birlikte kullandıkları sıraya göre farklı sayıları simgelemesi gibi bir fikre çok yabancıydılar.Bu yanıl gının sonucunda 60 , 600 gibi simgelenmiş rakamları 666 olarak düşündüler.
En sonunda marduk un simgelenmiş rakamı yani üç dikey çivi şeklindeki sembol, yeni ahit in yazıldığı yunan alfebesinin sayı sisteminde ve dönemin popüler roma rakamlarında 3 değe ri verilirki Bu Hıristiyanlıktaki üçleme anlamına gelen rakamdır.Şeytanın uşağı olarak 666 rakamı alırken , aynı sistemin yunan ve roma alfebelerindeki karşılığıyla 3 , yani baba oğul kursal ruh canavarı , yani marduk’ u yenilgiye uğratacaklardır.
Zecharia Sitchin 3661 çözümlemesini yaparken fundementalist bir İbrani din adamı gibi değil mezapotamya rahibi gibi çözümleme yapmıştır.Oysa yeni ahitin sonuna eklenen 666 geri dönüşün simgesi olarak gösterilmez.Esseniler Marduk geri dönüşünü müjdeli haber’ e dönüştürmüşler ; kötü babil tanrısı geri dönecek ama bizim tanrımızda aynı anda geri dönecek ve göklerde nihai savaş başlayacaktır olarak revize ederler.
Baba-Oğul-Kutsal Ruh = Anunnaki-Anu-Marduk
Yorum Yapın