Modern dünyanın yakıtı para gerçek anlamda değersiz bir kağıt parçasından başka bir şey değildir.Fakat dünya düzeninin son dinidir..Paranın ve bankacılığın püf noktaları, bir dinin kült sistemi ne benzetilebilir.Ama para kültürünün mekanizmasını sadece ondan kar edenler anlayabilir.
Amerikada para kontrolü, merkez bankası sistemi bankacıların elindedir.Ve bu modern dünyanın çağdaş mitleriyle çelişki içindedir.
İnsanoğlunun nüfusunun artması ve kendi aralarında ekonomik işlevlerin gelişmesiyle para denilen değişim aracı keşfedilmiştir.İlkin değerli metaller kullanılmış daha sonra değerli metallere bağımlı kağıtlar ve en sonunda karşılıksız kağıtlar halini almıştır.Kağıt para sisteminin kurulmasıyla birlikte tarih sahnesinde olagan dışı olaylar gerçekleşmiş ve bu olaylara sebebiyet veren olaylar Mit’ leştirilerek insanoğlunun beynine kazınmıştır.Sistemin icadı ile meydana gelen en büyük olaylardan bir kaçı, 1 ve 2 dünya savaşı, Bolşevik ihtilali gibi olagan dışı gelişmeleri sayabiliriz.Bu olayların gerçekliğini arayan kişilerin bakması gereken tek yer Bankacılık sistemidir.
Ismarlama Felsefe ve Düşünceler ile Küreselleştirilen Dünya üzerinde paraya yön veren FED ; yeni dünya düzeninde, ulus devletlerin birinci dünya savaşı sonrasında yıkılmasıyla birlikte (Altına dayalı değişimin sonu), Bretton Woods anlaşması ile tüm dünyanın parası dolara bağlanmış , daha sonra IMF ve Gatt türevi yapılanmalar ile dünya bugün demokrasi adı verilen ve her yüze uyan maske ile kontrol edilebilir bir istikrar/istikrarsızlık biçimi ile küresel oyuncuların oyun alanı haline gelmiştir.
Paranın gelişimine şöyle bir bakarsak , ilk amerikan kolonicileri az miktarda para basarlar ama bu bile giderek zenginleşmeye yetmiyordu.Bnejamin Franklin bunu şöyle açıklar,Koloni lerde kendi paramızı basıyoruz, buna Koloni parası deniyor.ürünleri üreticilerden tüketicilere kolayca geçirmek için endüstri ve ticaretin taleplerini karşılayacak oranda basıyoruz.bunu yap arak satınalma gücünü kontrol altında tutuyoruz ve kimseye bir şey ödemekle ilgilenmiyoruz.
İngiliz parlementosu 1764 yılında para akdini yürürlüğe koyarak bu koloninin zenginleşme sinin önüne geçer ve para basmasını engeller.İngiltereden gelen para kullanılacaktır artık.Ar tan yoğun işsizlik ve buhran amerikan devriminin alt yapısını oluşturur.
Profesyonel bankacılar tarafından ortaya atılan bir merkez bankası fikri, Birleşik devlet-lerin kuruluşundan beri tartışmalı bir konudur.Bu tartışma Thomas jefferson ve Alexander hamilton ın tartışmalarında bile görülür.
Hamilton güçlü bir sistem ve zengin elit tarafından yönetilen bir merkez bankası fikrine inanır.Ona göre zenginin çıkarlarıyla devletin çıkarları uyuşmazsa toplum ayakta kalamaz. Ha milton elit kesimi destekleyen ilk federalciler isimli ilk politik partisini kurar.Bir çok kesim ta rafından bankacıların maşası olarak adlandırılan Hamilton, aşırı olmadığı sürece ulusal bir borç daima işimize yarar diyerek tüm düşüncesini yansıtmıştır. Kuzey Amerika bankası daha yasası bile çıkartılmadan 1781 yılında kurulur.Kurucusu kıta kongre üyesi Robert Morristir. Morris bu bankayı İngiliz merkez bankasına dönüştürmek için çok uğraşır.Temelsiz para basımı yüzünden enflasyon ve her yana yayılmış olan dolandırıcılar yüzünden sadece 3 yıl a yakta kalabildi.Daha önce morrisin yardımcısı olan hamilton hazine bakanı olur ve 1791 de yine bir merkez bankası kurma girişiminde bulunur.Ama jefferson ve arkadaşları bu hamleyi ustalıkla karşıladılar.Jefferson AVRUPA merkezbankası tarihini inceleyerek, bir merkez ban kasının nasıl kısa sürede milletin efendisi olduğunu gözlemler.Ona göre “Avrupadaki bir çok ülke denedi fakat aynı amaçla bir çok farlı yolda yürüdüler ama hiçbiri sonuç vermedi.Ama bizler hala bankacılık hayalleri kurarak hiçbirşey üretmeyen paranın her şeye sahip olabilece ğini dikte ettirmek istiyoruz “ 1816 yılında John Taylora yazdığı mektupta “ banka kurumları nın, karşımızda dikilen bir ordudan daha tehlikeli olduğuna içtenlikle inandığını ve gelecek ku şaklar tarafından ödenecek harcama prensibinin, geleceğe yönelik büyük bir dolandırıcılık ol duğunu düşündüğünü yazar.Ona göre para basma gücü bankalardan alınarak halka verilmelidir.
Jefferson bir merkez bankası fikrinin anayasaya aykırı olduğunu düşünür.Ona göre anaya sadaki güç, gücünü aldığı halkı koruma yönündedir.Tüm güçler halka aittir.Kongrenin yetki leri dışında dım atmak tanımı olmayan sınırsız bir güç alanını kontrol altına geçirmek demek tir.Jefferson taraftarları o dönem Cumhuriyetçi partiyi kurmuşlardır.Jeffersın bankacılıktan pa ra kazanmaya tiksintiyle bakan tek kişi değildir.John Adams, 1811 yılında “daima nefret etti ğim ve tiksindiğim bankacılık sisteminden daima tiksineceğim ve nefret edeceğim bu hayatı mın sonuna kadar böyle kalacak.Kazancı borç olan kişi tarafından sağlanan bütün bankacılık eylemleri ve bankalar bana göre ahlaksızlığın en büyük örneğidir.Bu belli bireylerin kazancı ve çıkarı için halkın vergiye bağlanması dır.”
Firs bank devletle özel sektör ortaklığı seklinde kurulan ilk bankadır.sermayesinin yüzde 20 si devlete 80 i özel sektöre aittir.Ve bunlar arasında Rothschild gibi yabancılarda vardır.
Bu banka aşırı para basarak enflasyona neden olur.Para tüccarları giderek zengin olurken or talama vatandaş sürekli yoksullaşır.1811 yılında bankanın 20 yıllık patentinin yenilemesi gel-diği zaman bu hem senato hemde beyaz saray tarafından geri çevrilir.
Ama 1812 yılındaki savaşın maliyeti ve karmaşık finansal şartlar patentin alınmasını sağlar. Bu merkez bankası 1836 yılında başkan Andrew Jackson ın patenti tekrarlamaması nedeniyle kapanır ve böylece bankalar savaşı başlar.New Orleans savaşı kahramanı olan başkan Jackson Merkez bankasının anayasaya aykırı olduğunu söyler.Bunun cumhuriyet için bir lanet olduğu nu vurgular.Para sayesinde oluşmuş bir aristokrasi, toplumun özgürlüğü üzerinde oldukça cid di bir tehlikedir.
Amerikadaki ilk suikast girişimi 1835 yılında Jackson’ı hedef alması hiç rastlantı değildir. Suikatçi avrupadaki güçlerle bağlantılı Richard Lawrence dir.Tabancası ateş almaz ve amacı na ulaşamaz.Jackson devlet sermayesini “ engerek yuvası” olarak nitelendirdiği bankadan çekmiştir.Daha sonraki araştırmalarda Lawrence’nin Rothschild ajanı olduğu ortaya çıkar.Bu sırada Merkez başkanı Nicholas Biddle da tüm ülkedeki kredileri keserek ülkede paniğe yol açarak intikamını alır.
Jackson , Biddle’ nın manevrasını devleti bankacılara imtiyazlar vermesini sağlayacak san taj yapmakla suclar ve şunları belirtir, “ Söz konusu bankanın devleti kontrol etmek için girişti ği eylemler ve bankanın ortaya çıkışında yatan ahlaksızlık, bu kurumun yada benzer diğer or ganizasyonların sürekli kılınması Amerikan halkını bekleyen yazgısını ortaya koymaktadır.”
Bir merkez bankası oluşturma fikri ve girişimleri sürekli oldu ama 1913 yılında kurulan FED yani federal rezerv sistemine kadar hiçbiri başarılı olamadı.
Bir merkez bankası yaratma fikri bu tarihten 3 yıl önce başlar FED i yaratan kişilerden biri Frank A. Vanderlip “ 1910 yılı sonlarına doğru benimde her komplocu gibi gizlilik yanlısı ve sinsi olduğum dönem vardı…Jekyll adasına yaptığımız gizli ziyaretin amacının FED kurmak olduğunu inkar edemem” demiştir.
Vanderlip daha sonra New york ulusal şehir bankasının başına geçti.Kastetmiş olduğu gizli ziyaret dünyanın en zengin dörtte birlik kesimini temsil eden J.P morgandan başkası değildi.
Bu gizli toplantıda buluşan Sinsi yedi kişi ; William Rockefeller ve Jacop Smith’ in yatırım firması Kuhn, Loeb&Company’ yi tesil eden Vanderlip,Birleşik devlerler hazine bakanı yrd.Abraham piatt Andrew, J.P.Morgan Co. Büyük ortağı Henry P.David , Morganın ağırlıkta olduğu Firs National bank New York başkanı Charles Norton,Morgan kurmaylarından Benjamin Strong, Kuhh,Loeb&Co ortağı Poul Mortiz Warbung,Rodos adası cumhuriyetçi üyesi N.W.Aldrich tir. Grup bir hafta boyunca ayrıntılar üzerinde çalışır, daha sonra alınan bu kararlar halk üzerinde bir dizi ekonomik yapay sprekülesyon ile oluşan panik ortamında ettirilecektir.
Morgan Avrupa ziyaretinden sonra ülkesine döndüğü zaman Bank New York un iflas ettiği yolunda söylenti yayar ve bu diğer bankalara sıçrar.Bu daha önce yapılan panik hareketlerinin aynısır. Daha sonra birleşik devletler başkanı olacak olan Woodrow Wilson bir önerisinde “ J.P Morgan gibi 6-7 hizmet ruhlu adamın önerilerinin kabul edilmesi gereği vurgulanır.Tabiki sağlam bir bankacılık sistemi için yakarışlar gecikmez.
Amerikan Devrimi ,1812 savaşı,1873 ve 1893 panikleri ve 1907 paniği halkı bu noktaya hazırlar.Bu çözüm , bir merkez bankasının kurulmasıdır, diye açıklar Epperson.
Daha sonra 1908 yılında para sistemini düzenlemek için Ulusal Para Komisyonu (NMC) kurulur, Komisyon başından beri sahtedir.Yaptıkları tek şey bankacılık hakkında bilinenleri kitap hali ne getirmektir.Komisyon final raporunda , Jekyll adasına giden adamların görüşlerini rapor ve yapılması gerekenler olarak sunar,Bu rapora göre birleşik devletlerde bir değil birkaç merkez bankası kurulmalı, kimse bunlar hakkında “merkez” veya banka sıfatları söylememesi, YANİ KURULACAK MERKEZ BANKASI ÖZEL OLACAK FAKAT DEVLET KURUMU GİBİ GÖRÜNECEKTİR.
Bir dizi politik manevralar ve adam satınalmalar, Rockefeller tarafından finanse edilen üniversite profesörlerinden çıkan söylemler sonucunda FED sistemi 1913 te imzalanır. Bu noel den 2 gün önce yapılarak halkın dikkati farklı yönlere çekilir.Psiko-politik saldırılar ile Kongre safdışı edilmiştir artık.
Federal Rezerv Sistemi bugün her biri ülkenin farklı yerinde iş gören on iki Federal Rezerv bankasından oluşmaktadır ama hepsi New York Merkez bankasına bağlıdır.Bu bankalar baş- kan tarafından atanmış ve senato tarafından onanmış olan hep kişiliksiz kuklalardır.Bankalar bir valiler kurulu tarafından yönetilir.FED sistemi bugün dünya çapında çok önemlidir.Finans uzamanlarınca attığı tüm adımlar yakından takip edilir.Alacağı kararlar dünya üzerinde bir anda milyonları işsiz bırakabilir, ekonomileri anında batırabilir.
Fakat asıl hikaye FED ‘ i kimin kontrol ettiğidir.
Yorum Yapın